Bölgesel yağlanma, selülit görünümü, cilt gevşekliği ve kas tonusu farklı sorunlardır; her biri farklı bir yöntemle ele alınır. Bu sayfa, Zen Poliklinik’te uygulanan ameliyatsız vücut şekillendirme yöntemlerini ve hangisinin hangi durumda gündeme geldiğini anlatır.

Ameliyatsız vücut şekillendirme, cerrahi kesi ve genel anestezi olmadan; yağ dokusunu, bağ dokusunu ya da kas dokusunu hedefleyen cihaz ve enjeksiyon uygulamalarının ortak adıdır. Amaç kilo vermek değil, diyet ve egzersize rağmen kalıcılığını koruyan bölgesel dolgunluğu ve doku düzensizliğini ele almaktır.
Bu ayrım önemlidir. Vücut şekillendirme uygulamaları bir zayıflama yöntemi ya da obezite tedavisi değildir; beslenme ve hareket alışkanlığının yerini tutmaz. Uygun aday, kilosu genel olarak dengeli olan ancak belirli bölgelerde direnç gösteren dolgunluktan ya da doku görünümünden rahatsız olan kişidir.
Yöntemler hedefledikleri dokuya göre ayrışır:

Aşağıdaki başlıkların her biri ayrı bir uygulamadır; ayrıntılı bilgi, seans akışı ve uygunluk koşulları için ilgili sayfaya geçebilirsiniz.
Soğuk LipolizKontrollü soğutmayla yağ hücrelerini hedefleyen cerrahi olmayan uygulama. Karın, bel, basen ve iç bacak gibi diyetle zor küçülen bölgelerde tercih edilir; etkisi haftalar içinde kademeli olarak ortaya çıkar.Bölgeleri gör →
Selülit MezoterapiCildin orta katmanına mikro enjeksiyonlarla hazırlanan bir karışım uygulanır. Selülit görünümünde rol oynayan dolaşım ve ödem bileşenini hedefler; genellikle seans serisi hâlinde planlanır.Seans akışı →
Enjeksiyon LipolizYağ hücresi zarını etkileyen maddelerin ince iğnelerle deri altı dokuya verilmesine dayanır. Küçük ve sınırlı yağ birikimlerinde, geniş bölgeler yerine noktasal alanlarda gündeme gelir.Ayrıntılar →
Onda CoolwavesMikrodalga temelli enerjiyi yüzey soğutmasıyla birlikte kullanan cihaz uygulamasıdır. Selülit görünümü ve cilt gevşekliğinin bir arada olduğu bölgelerde tercih edilir; uygulama sırasında ağrı beklenmez.Nasıl uygulanır →
SchwarzyElektromanyetik alanla kas dokusunda istemsiz kasılmalar oluşturur. Yağ dokusundan çok kas tonusunun hedeflendiği durumlarda, özellikle karın ve kalça bölgesinde kullanılır; düzenli egzersizin yerine geçmez.Kimler için uygun →Direnç gösteren bölgesel yağ. Kilo dengeli, ancak belirli bir bölge küçülmüyorsa yağ hücresini hedefleyen uygulamalar değerlendirilir. Bölgenin genişliği ve yağ tabakasının kalınlığı seçimi belirler.
Portakal kabuğu görünümü. Selülit tek bir nedene bağlı değildir; bağ doku yapısı, ödem ve dolaşım birlikte rol oynar. Bu nedenle çoğunlukla yağa yönelik bir uygulama tek başına yeterli olmaz.
Cilt gevşekliği. Kilo verme sonrası ya da yaşla birlikte doku tonusu azalmışsa, hacim azaltan uygulamalar tek başına görünümü iyileştirmeyebilir; cilt kalitesine yönelen bir yöntem gerekir.
Kas tonusu eksikliği. Yağ oranı düşük olduğu hâlde bölgenin sıkı görünmemesi çoğunlukla kas tonusuyla ilgilidir. Bu durumda yağa yönelik uygulamalar beklenen değişimi vermez.
Değerlendirme. Bölgenin yağ kalınlığı, cilt tonusu ve doku yapısı incelenir; sağlık geçmişi, kullanılan ilaçlar ve varsa geçirilmiş girişimler sorulur.
Planlama. Hedeflenen dokuya göre yöntem, seans sayısı ve seanslar arası aralık belirlenir. Birden fazla sorun bir aradaysa yöntemlerin sıralaması da bu aşamada kararlaştırılır.
Uygulama. Seans süresi yönteme göre değişir. Cihaz uygulamalarında genellikle işlem sonrası bekleme gerekmez; enjeksiyon uygulamalarında bölgede kısa süreli hassasiyet olabilir.
Takip. Ara değerlendirmelerle yanıt gözlenir ve gerekirse plan güncellenir. Sonuçların korunmasında beslenme ve hareket düzeni belirleyicidir.
Vücut şekillendirme uygulamaları düşük riskli olsa da her kişi için uygun değildir. Aşağıdaki durumlarda uygulama planlanmadan önce hekim değerlendirmesi gerekir:
Kullandığınız ilaçları, mevcut hastalıklarınızı ve daha önce yaptırdığınız uygulamaları değerlendirme sırasında paylaşmanız gerekir. Yöntem seçimi bu bilgilere göre değişir.
Vücut şekillendirmede değişim ani değil kademelidir. Yağ hücresini hedefleyen uygulamalarda doku yanıtı zaman aldığı için fark edilir bir değişim genellikle birkaç hafta sonra başlar ve sonraki haftalarda gelişmeye devam eder.
Selülit görünümüne ve cilt kalitesine yönelik uygulamalarda seans serisi tamamlanmadan bütünlüklü bir değerlendirme yapılmaz. Kas tonusuna yönelen uygulamalarda ise değişim, düzenli aralıklarla yapılan seans dizisi boyunca izlenir.
Sonucun ne ölçüde kalıcı olacağı kişiden kişiye farklılık gösterir. Kilo değişimi, hormonal durum, yaş ve yaşam düzeni bu süreci etkiler; bu nedenle kesin bir sonuç ya da süre taahhüdü verilmez.
Bölgesel dolgunluk, selülit görünümü ve doku gevşekliği çoğu zaman bir arada bulunur. Bu nedenle uygulamalar sıklıkla tek başına değil, birbirini tamamlayacak şekilde planlanır: hacme yönelen bir uygulamanın ardından cilt kalitesine ya da kas tonusuna yönelen bir uygulamanın gündeme gelmesi olağandır.
Kombinasyonun sırası ve seanslar arası aralık kişiye göre belirlenir; aynı bölgeye kısa aralıklarla farklı uygulamaların yapılması doğru değildir. Medikal estetik ve cilt bakımı başlıkları altındaki uygulamalarla birlikte planlama da değerlendirme sırasında konuşulur.